İran’, Hürmüz Boğazı'nın açılması için şartlarını açıkladı
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Umman ile yürütülen görüşmeler kapsamında Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına ilişkin bir yol haritası üzerinde uzlaşıldığını açıkladı. Pezeşkiyan, boğazın açılması için ABD’nin deniz ablukasını ve yaptırımları kaldırması, İran’ın dondurulan varlıklarını serbest bırakması ve İsrail’in Lübnan’daki eylemlerinin durdurulması için baskı yapılması gerektiğini söyledi.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, devlet televizyonunda yaptığı açıklamada ülkesinin iç ve dış politikasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Hürmüz Boğazı’na ilişkin son durumu da değerlendiren Pezeşkiyan, Umman ile gerçekleştirilen görüşmelerde boğazın yeniden açılmasına yönelik bir yol haritası oluşturulduğunu belirtti.
Pezeşkiyan, hazırlanan yol haritasının İran lideri Ayetullah Mücteba Hamaney’e sunulduğunu, Devrim Muhafızları, askeri güçler ve müzakere heyetinin de söz konusu çerçeveyi kabul ettiğini ifade etti.
Hürmüz için ABD şartı
İran Cumhurbaşkanı, Hürmüz Boğazı’nın belirlenen çerçeve doğrultusunda açılması halinde ABD’nin de kendi taahhütlerini yerine getirmesi gerektiğini söyledi.
Pezeşkiyan, Washington yönetiminden deniz ablukasını ve yaptırımları kaldırmasını, İran’a ait dondurulmuş varlıkları serbest bırakmasını ve İsrail’in Lübnan’daki eylemlerinin durdurulması için baskı yapmasını istedi.
Hürmüz Boğazı’nın açılmasının, tarafların üzerinde uzlaştığı çerçeveye uygun olduğunu belirten Pezeşkiyan, bu mutabakatın uygulanması gerektiğini dile getirdi.
"Komşularımızla ortak anlayış geliştirmek istiyoruz"
Konuşmasında bölgesel ilişkilere de değinen Pezeşkiyan, İran’ın komşu ülkelerle ilişkilerini güçlendirmesi gerektiğini söyledi.
Diplomasinin güçlendirilmesi ve bölgesel güvenliğin ortak şekilde sağlanması gerektiğini vurgulayan Pezeşkiyan, İran’ın Pakistan, Afganistan, Suudi Arabistan, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Umman, Mısır, Azerbaycan ve Türkmenistan ile ortak bir anlayış geliştirmek istediğini ifade etti.
Pezeşkiyan, bu hedef doğrultusunda gerekli zeminin bulunduğunu ve tarafların bakış açılarını yeniden şekillendirmesi gerektiğini belirtti.
