Fon krizinin ardından kritik adım: Sermaye Piyasası Kanunu değişiyor
Fon piyasasında yaşanan gelişmelerin ardından Sermaye Piyasası Kanunu'nda kapsamlı değişiklik hazırlığı başladı. Yaklaşık 30 maddeden oluşması beklenen düzenlemeyle erken uyarı ve otomatik aksiyon sistemi kurulması, yatırımcıların daha güçlü korunması ve sermaye piyasalarında denetim mekanizmasının sıkılaştırılması planlanıyor.
Fon piyasasında yaşanan kriz, sermaye piyasalarına ilişkin mevzuatta değişiklik çalışmalarını hızlandırdı. Hazırlanan taslakla Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) erken müdahale yetkilerinin genişletilmesi, yatırımcıların korunmasına yönelik yeni mekanizmaların oluşturulması ve ihlallere yönelik cezaların artırılması gündeme geldi.
Yaklaşık 30 maddeden oluşması beklenen Sermaye Piyasası Kanunu değişiklik taslağındaki çalışmaların olgunlaştırılmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayına sunulması planlanıyor.
Üç temel başlık öne çıkıyor
Düzenleme çalışmaları "yatırımcının korunması, SPK'nın erken müdahalesi, sorumluluk ve caydırıcı yaptırım" olmak üzere üç temel başlık üzerine şekilleniyor.
Mevcut düzenlemede SPK'ya sermaye piyasası kurumlarının hukuka aykırı faaliyetleri tespit edildiğinde faaliyeti sınırlandırma, geçici olarak durdurma ve yetki iptali gibi yetkiler veriliyor. Yeni düzenlemeyle yatırımcıların hak ve menfaatlerinin ciddi şekilde tehlikeye girmesi veya piyasanın sağlıklı işleyişinin risk altına girmesi gibi durumların da erken müdahale kriterleri arasına alınması değerlendiriliyor.
Erken uyarı sistemi devreye giriyor
Yeni düzenlemenin en dikkat çeken başlıklarından biri erken uyarı ve otomatik aksiyon sistemi oldu. Sermaye piyasası kurumlarının bildirim yükümlülüğünün yalnızca suç şüphesiyle sınırlı kalmaması, olağan dışı fon getirisi, aşırı yoğunlaşma, ilişkili taraf işlemleri, olağan dışı fiyat hareketleri, likidite bozulması ve yatırımcı çıkışlarındaki anormal artış gibi risk göstergelerini de kapsaması planlanıyor.
Fon büyüklüğünün temel finansal göstergelerle açıklanamayacak ölçüde artması, nakit veya kolay paraya çevrilebilir varlıkların hızla azalması ya da aynı gruba ait fonların sığ bir hissede yüksek oranda yoğunlaşması gibi durumlarda sistemin otomatik olarak devreye girmesi öngörülüyor.
SPK'nın yetkileri genişliyor
Piyasaya müdahaleyi düzenleyen hükümler kapsamında SPK'nın işlem yasağı, açığa satış sınırlaması, veri dağıtımının sınırlandırılması ve işlem limiti gibi tedbirleri hangi koşullarda ve hangi usulle uygulayacağına açıklık getirilmesi planlanıyor.
Böylece müdahale süreçlerinde belirsizliğin azaltılması ve insan inisiyatifinin mümkün olduğunca sınırlandırılması hedefleniyor.
Cezalarda artış gündemde
Taslakta idari para cezalarının yalnızca yeniden değerleme oranında artırılması yerine bazı suç ve ihlaller için alt ve üst sınırların yükseltilmesi de değerlendiriliyor.
Fon işlemleri, ilişkili taraf işlemleri ve yapay fiyat oluşumunun hangi koşullarda piyasa bozucu eylem sayılacağına ilişkin hükümlerin netleştirilmesi planlanıyor. Piyasa dolandırıcılığına ilişkin yaptırımların ağırlaştırılması ve fon piyasasına özgü manipülatif işlemlerin mevcut suç tanımları kapsamına alınması da seçenekler arasında bulunuyor.
Fon yatırımcısına yeni güvence
Düzenlemede fon yatırımcılarının korunması da öncelikli başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Tasfiye edilen fonlarda ara ödeme yapılmasına kanuni zemin hazırlanması, net yatırım tutarının hesaplanmasına ilişkin esasların belirlenmesi ve tasfiye süreçlerinin hızlandırılması planlanıyor.
Ayrıca fon yöneticilerinin görev ve sorumlulukları, fon varlığı ile şirket varlığının ayrıştırılması, risk yönetimi, iç kontrol ve yatırım kararlarının kayıt altına alınmasına ilişkin kuralların daha açık hale getirilmesi hedefleniyor.
"Kim, ne zaman bildirim yapacak?" sorusuna yanıt
Yeni düzenlemeyle fonların gerçek değeri ile açıklanan değeri arasında ciddi fark oluşması halinde hangi kurumun, ne zaman ve kime bildirimde bulunacağı da netleştirilecek.
Böylece fon piyasasında olası risklerin daha erken tespit edilmesi, yatırımcıların zarar görmeden önce gerekli tedbirlerin alınması ve sermaye piyasalarında daha sıkı bir denetim yapısının oluşturulması amaçlanıyor.