Mekke için Türk savunma kalkanı: Mehmetçik sahada
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında kurulan Mekke Savunma İttifakı, Riyad'daki olağanüstü toplantıyla fiilen devreye girdi. Türkiye'nin Suudi Arabistan'daki kritik tesislerin korunmasına hava savunma sistemleri ve askerî uzmanlarla katkı sağladığı bildirildi. Ülkede Türk askerî üssü kurulması da seçenekler arasında yer aldı.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında iki ay önce imzalanan Mekke Savunma İttifakı, bölgedeki gelişmelerin ardından ilk kez sahada karşılık buldu. Riyad'da düzenlenen olağanüstü toplantıda, üç ülkenin kolektif savunma taahhütlerinin uygulanması ve dost askerî güçlerin Suudi Arabistan'a hızla konuşlandırılması kararlaştırıldı.
İttifak kapsamında Türkiye'nin Suudi Arabistan'ın kritik enerji tesislerinin korunmasına hava savunma sistemleriyle katkı sağladığı aktarıldı. Dört doğalgaz ve elektrik tesisinin alçak ve orta irtifa tehditlerine karşı korunmasında Türk savunma sistemlerinin kullanıldığı belirtildi.
Türk askerî unsurları Suudi Arabistan'da
Saha kaynaklarına dayandırılan bilgilere göre Suudi Arabistan'a Türk elektronik harp sistemleri, kara ve hava savunma füzeleri ile 200'ün üzerinde askerî uzman gönderildi. Türk savunma sanayii ürünlerinin, Suudi Arabistan'ın stratejik tesisleri ve kutsal mekanlarının güvenliğinde de kullanıldığı kaydedildi.
Pakistan'ın da ittifak kapsamında Suudi Arabistan'a askerî destek sağladığı, geçtiğimiz hafta dört uçak dolusu silah gönderdiği ve ülkede yaklaşık 8 bin Pakistan askerinin bulunduğu ileri sürüldü.
Üç ülkenin Suudi Arabistan'a göndereceği askerî unsurların sayısı, birliklerin niteliği ve konuşlanacağı bölgeler ise önümüzdeki süreçte netlik kazanacak.
Mekke'de Türk üssü seçeneği
Görüşmelerde Suudi Arabistan'da Türk askerî üssü kurulması seçeneğinin de gündeme geldiği belirtildi. Böyle bir adımın hayata geçmesi halinde Türk ordusunun yaklaşık 110 yıl sonra Mekke'nin güvenliğinde yeniden doğrudan görev üstlenmesi söz konusu olacak.
Ancak Türk askerlerinin yurt dışında görevlendirilmesine ilişkin düzenlemeler kapsamında Meclis onayı gerekiyor. Bu nedenle planın TBMM gündemine taşınması bekleniyor.
Yemen'de Libya modeli gündemde
İttifakın Yemen'deki gelişmelere ilişkin değerlendirmeleri de Riyad toplantısının önemli başlıkları arasında yer aldı. Türkiye'nin Yemen'de doğrudan taarruz faaliyetine katılması yerine savunma, eğitim, lojistik ve askerî danışmanlık alanlarında rol üstlenmesi gündemde.
Türkiye'nin Libya'daki saha tecrübesi ve savunma sanayii kapasitesinin Yemen krizinde de kullanılabileceği değerlendiriliyor. Türk İHA ve SİHA'ları ile diğer savunma teknolojilerinin Yemen ordusunun operasyonel kapasitesinin artırılmasında kullanıldığı ileri sürüldü.
Bölgedeki askerî hareketlilik arttı
Yemen'de Husilere karşı yürütülen operasyonların ardından İran, Irak ve Lübnan başta olmak üzere farklı ülkelerden bölgeye militan transferlerinin arttığı iddia edildi.
Suriye'deki Esad rejiminin eski askerlerinden 400'den fazla kişinin de Sana ve Taiz cephelerinde konuşlandığı öne sürüldü. Riyad'daki toplantıda, Yemen'deki operasyonların yanı sıra Lübnan ve Irak kaynaklı olası sabotajlara karşı alınacak tedbirlerin de ele alındığı bildirildi.
ABD'li vekil: Orta Doğu'nun NATO'su olabilir
ABD Temsilciler Meclisi üyesi Joe Wilson da Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki savunma anlaşmasına ilişkin değerlendirmede bulundu.
Cumhuriyetçi Partili Wilson, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın Orta Doğu'nun NATO'su olma potansiyeli taşıdığını belirterek Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'a, Husilerin İran destekli saldırıları karşısında ittifakı harekete geçirmeleri nedeniyle destek verdi.