İngiltere’de Gazze protestosunda gözaltı: “Bu bir soykırım”
İngiltere’de Filistin’e destek gösterilerinde polis müdahaleleri sürerken, Gazze’deki sağlık krizine dikkat çeken protestocuların gözaltına alınması yeniden gündeme geldi. Protestolarda göstericiler, Gazze’de çocukların tıbbi malzeme ve anestezi yetersizliği nedeniyle ağır koşullarda tedavi edildiğine dikkat çekti.
İngiltere’de Gazze’ye yönelik saldırıları protesto eden Filistin yanlısı gösterilere yönelik polis müdahaleleri tartışma konusu olmaya devam ediyor. Son dönemde özellikle Palestine Action grubuna destek içerdiği değerlendirilen gösterilerde çok sayıda kişi gözaltına alındı.
Merseyside Polisi, 27 Eylül 2026’da Liverpool’da düzenlenen Defend Our Juries protestosunda 50’den fazla kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Polis, gözaltıların Palestine Action’a destek veren materyaller taşındığı şüphesiyle yapıldığını bildirdi.
“Çocuklar anestezi olmadan ameliyat ediliyor”
Gazze’deki sağlık sisteminin durumu ise İngiltere’deki protestoların temel gündemlerinden biri oldu. İngiliz Parlamentosu’nda yapılan görüşmelerde, Gazze’de doktorların ilaç ve anestezi eksikliği nedeniyle çocuklar dahil hastalara ağır tıbbi müdahaleleri sınırlı imkanlarla gerçekleştirmek zorunda kaldığı aktarıldı.
Gazze’de görev yapan doktorların daha önceki tanıklıkları da benzer tabloyu ortaya koydu. İngiliz cerrah Ghassan Abu-Sittah, tıbbi malzemelerin tükenmesi nedeniyle bazı ağrılı işlemlerin anestezi olmadan gerçekleştirildiğini anlatmıştı.
İngiltere’de protesto hakkı tartışması
İngiliz polisi, Palestine Action’ın 2025’te terör örgütü olarak yasaklanmasının ardından bu gruba destek ifade etmenin Terörizm Yasası kapsamında suç oluşturduğunu belirtiyor. Metropolitan Police de 2026’da düzenlenen gösteriler öncesinde bu kapsamda tutuklama yapılabileceği konusunda uyarıda bulundu.
Buna karşılık insan hakları kuruluşları, barışçıl protestocuların bu kapsamda gözaltına alınmasının ifade ve toplanma özgürlüğü açısından ciddi sorun oluşturduğunu savunuyor. Amnesty International, özellikle Filistin yanlısı mesajlar nedeniyle yapılan tutuklamaların Birleşik Krallık’ın ifade ve barışçıl toplanma özgürlüğüne ilişkin yükümlülükleriyle bağdaşmadığını belirtiyor.

