Kalp krizi 20’li yaşlara kadar indi: Uzmanlardan her gün yapılması gereken basit hareket
Türkiye’de kalp ve damar hastalıklarının daha genç yaşlarda görülmesi, düzenli fiziksel aktivitenin önemini yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, kalp sağlığından beyin fonksiyonlarına ve ruh hâline kadar birçok alana katkı sağlayan yürüyüşün günlük yaşamın bir parçası hâline getirilmesini öneriyor.
Kalp ve damar hastalıkları artık yalnızca ileri yaşlarda görülen bir sağlık sorunu olarak değerlendirilmiyor. Türkiye’de koroner kalp hastaları arasında 40 yaş altındaki bireylerin oranının son yıllarda yüzde 15-20 seviyesine yükselmesi, riskin genç yaşlarda da arttığını gösteriyor. Kalp krizi geçirenlerin yaklaşık yüzde 18’i 50 yaşın, yüzde 11’i ise 45 yaşın altında bulunuyor. Uzmanlar, ciddi damar tıkanıklıkları ve kalp krizi vakalarının 30’lu yaşlarda, hatta 20’li yaşların sonlarında da görülebildiğine dikkat çekiyor.
Kalp sağlığı için yürüyüş önemli

Düzenli yürüyüş, kalp ve damar sağlığının yanı sıra metabolizma, beyin fonksiyonları ve ruh hâli üzerinde de olumlu etkiler sağlayabiliyor. Fiziksel aktivite sırasında artan kan akımı damar duvarını etkilerken, düzenli aerobik egzersizin damar fonksiyonlarının desteklenmesine katkı sağlayabildiği belirtiliyor.
Dünya Sağlık Örgütü yetişkinler için haftada 150-300 dakika orta şiddette aerobik fiziksel aktivite öneriyor. Tempolu yürüyüş ise bu hedefe ulaşmanın en kolay yollarından biri olarak öne çıkıyor.

Tempolu yürüyüş nasıl yapılır?
Yürüyüş sırasında konuşabiliyor ancak uzun süreli konuşmalarda nefeslenme ihtiyacı hissediyorsanız orta şiddette egzersiz seviyesine yaklaşmış olabilirsiniz. Uzmanlar, özellikle hareketsiz kişilerde bir anda uzun süre yürümek yerine süre ve temponun kademeli şekilde artırılmasını öneriyor.
Yürüyüş beyni de destekliyor
Yürüyüşün etkileri yalnızca kalp ve damar sistemiyle sınırlı kalmıyor. Araştırmalar, yürüme hızı ile bilişsel fonksiyonlar arasında ilişki bulunduğuna işaret ediyor.
İleri yaştaki yetişkinlerle yapılan çalışmalarda daha yüksek yürüme hızının beynin çalışma belleği ve dinlenme hâlindeki ağlarının organizasyonuyla ilişkili olduğu görüldü. Başka bir araştırmada ise yürüme hızı ile bilişsel fonksiyon arasında çift yönlü ilişki belirlendi

Bu sonuçlar hızlı yürümenin tek başına beyin fonksiyonlarını geliştirdiği anlamına gelmese de düzenli fiziksel aktivitenin beyin sağlığı açısından da önem taşıdığını ortaya koyuyor.
Ruh hâline de iyi geliyor
Yürüyüşün psikolojik etkileri üzerine yapılan araştırmalar da dikkat çekiyor. 75 randomize kontrollü çalışmayı ve 8 bin 636 katılımcıyı kapsayan bir araştırmada, yürüyüşün hareketsiz yaşam süren yetişkinlerde depresif ve anksiyete belirtilerindeki azalmayla ilişkili olduğu belirlendi.

Bu nedenle uzmanlar yürüyüşün yalnızca kilo kontrolü veya kalp sağlığı açısından değerlendirilmemesi gerektiğini belirtiyor. Gün içinde yapılacak 20-30 dakikalık tempolu bir yürüyüş, hem fiziksel aktiviteyi artırmak hem de zihinsel olarak rahatlamak açısından önemli bir alışkanlık hâline gelebiliyor.

