ABD-İran savaşının kazananı enerji şirketleri oldu
Orta Doğu’daki savaş nedeniyle yükselen petrol fiyatları, dünyada ‘yüksek enflasyon, yüksek faiz endişelerini’ artırırken büyük enerji şirketlerinin gelirlerini katlamaya devam ediyor.
İran-ABD savaşı küresel enerji piyasalarını dalgalandırması ve iklim krizinin yol açtığı ölümcül sıcak dalgaları tüm dünyada hayatı zorlaştırırken dev petrol şirketleri, bilançolarında tarihi rekorlara imza atıyor.
ENERJİ ŞİRKETLERİ KÂRLARINI KATLADI
ABD’li enerji şirketi ExxonMobil, rakibi Chevron ve Shell’den sonra İngiliz enerji şirketi BP ve Suudi Aramco da petrol fiyatlarındaki artış sonrası kârlarını katladı.
BP’nin yılın ikinci çeyreğindeki kârı, yıllık bazda yaklaşık yüzde 150 artarak 5.7 milyar dolara çıktı.
İran savaşı sonrası ortaya çıkan enerji krizi nedeniyle artan petrol ve gaz fiyatlarının yanı sıra rafineri marjinlerinin güçlenmesi, söz konusu kâr artışında belirleyici rol oynadı.
FİYATLAR ARTTI
Suudi Arabistan’ın ulusal petrol şirketi Aramco’nun da ikinci çeyrekte kârı, ABD-İran savaşının petrol fiyatlarını yükseltmesiyle yüzde 33 arttı.
Bu rakam, analistlerin 31.1 milyar dolar olarak öngördüğü kâr tahminlerinin üzerinde gerçekleşti.
ExxonMobil ve Shell ikinci çeyrekte net kârlarını ikiye katlarken Chevron, aynı dönemde net kârını beşe katlamıştı.
ExxonMobil'in gelirleri bu yılın nisan-haziran döneminde, geçen yılın aynı dönemindeki 81,51 milyar dolara kıyasla yüzde 42,41 artışla yaklaşık 116 milyar dolara ulaştı.
Net karı ise geçen yılki 7,08 milyar dolardan yüzde 105,08 artışla 14,52 milyar dolara yükselerek ikiye katlandı.

HÜRMÜZ GERİLİMİ PETROL VE GAZ FİYATLARINI YÜKSELTTİ
Bu kazançların büyük bir kısmı, savaşın patlak vermesinden bu yana enerji piyasasında yaşanan gelişmelere dayanıyor.
Tedarik güvenliğine ilişkin endişeler ile başta Hürmüz Boğazı olmak üzere bazı nakliye rotalarının kapanması veya aksaması, petrol ve gaz fiyatlarını yüksek seviyelere tırmandırdı ve işlenmiş ürün fiyatlarını ham petrolün kendi artış hızından daha hızlı yukarı çekti.
Bu durum, ham petrol satın alma maliyeti ile benzin, motorin ve jet yakıtı satış fiyatı arasındaki farkın açılmasından faydalanan rafinerilerin kâr marjlarını artırdı.
Küresel petrol üretiminde devasa bir çöküş yaşanmamış olsa da piyasa, jeopolitik riskleri vadeli işlem sözleşmelerinin fiyatlandırılmasında ana unsur olarak ele aldı ve bu durum doğrudan enerji şirketlerinin performansına yansıdı.
Deniz taşımacılığındaki aksamalar ve tanker sigorta maliyetlerinin yükselmesi de fiyat baskılarını artırarak rekor kârlar için elverişli bir ortam sağladı.

GÖZLER İRAN KRİZİNİN ÇÖZÜMÜNDE
Küresel petrol ve gaz şirketlerinin açıkladığı güçlü finansal sonuçlarda, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim nedeniyle enerji fiyatlarında yaşanan sert yükselişin etkili olduğu belirtiliyor.
Fiyat artışları, tedarik zincirlerinde aksamalara yol açarken bazı ülkeleri stratejik rezervlerini kullanmaya ve rafineri faaliyetlerini artırmaya yöneltti.
Öte yandan çatışmalar, enerji üretimini de olumsuz etkiledi. Bazı kritik altyapıların zarar görmesi, üretimin yeniden eski seviyelerine dönmesinin uzun zaman alabileceği endişelerini beraberinde getirdi.
Jeopolitik risklere karşı enerji arzını güvence altına almak isteyen ABD'li enerji şirketleri ise özellikle Permiyen Havzası'nda sondaj faaliyetlerinin artırılması gerektiğine dikkat çekti.
Rice Üniversitesi Baker Enstitüsü araştırmacısı Kenneth Medlock, enerji fiyatlarının düşürülmesinin en hızlı yolunun İran krizinin çözülmesi olduğunu ifade etti.
