Ağız ve diş sağlığında dijital dönem

Başkent Üniversitesi Konya Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, uzman hekim kadrosu ve modern teknolojik altyapısıyla çocuklardan yetişkinlere kadar geniş bir hasta grubuna hizmet veriyor. Koruyucu diş hekimliğinden implant uygulamalarına, CAD/CAM teknolojisinden dijital gülüş tasarımına kadar birçok alanda kişiye özel tedavi planları hazırlanıyor.

Yayınlama: 28.10.2026 13:46 Güncelleme: 29.10.2026 06:57


Başkent Üniversitesi Konya Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, koruyucu hekimlik anlayışı, uzman kadrosu ve dijital teknolojileriyle ağız ve diş sağlığı alanında kapsamlı hizmet sunuyor. Çocuk diş hekimliği, ortodonti, ağız ve çene cerrahisi, diş eti hastalıklarının tedavisi, implant ve estetik diş hekimliği uygulamalarının yürütüldüğü merkezde, hastaların ihtiyaçlarına uygun tedavi yöntemleri değerlendiriliyor.

Çocuklarda ağız sağlığı erken yaşta başlıyor

Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Sorumlu Hekimi ve Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Doç. Dr. Onur Gezgin, çocukluk döneminde kazanılan ağız bakım alışkanlıklarının yaşam boyu diş sağlığının korunmasında önemli rol oynadığını belirtti.

Çocuklarda en sık karşılaşılan sorunların başında diş çürüklerinin geldiğini aktaran Gezgin, diş travmaları, diş sürme problemleri, çene gelişimiyle ilgili sorunlar ve diş çapraşıklıklarının da görülebildiğini ifade etti. Şekerli yiyecek ve içeceklerin sık tüketilmesi, yanlış diş fırçalama ve düzenli kontrollerin ihmal edilmesinin çürük riskini artırdığına dikkat çekti.

Süt dişlerinin geçici olmalarına rağmen büyük önem taşıdığını vurgulayan Gezgin, bu dişlerin beslenme, konuşma gelişimi ve kalıcı dişlere yer hazırlama açısından önemli görevler üstlendiğini kaydetti. Tedavi edilmeyen süt dişi çürüklerinin ağrıya, enfeksiyona ve çocukların günlük yaşamında sorunlara yol açabileceğini belirtti.

Ebeveynlere çocuklarının dişlerini günde en az iki kez yaşlarına uygun miktarda florürlü diş macunuyla fırçalatmalarını öneren Gezgin, ilk diş hekimi ziyaretinin ilk süt dişinin çıkmasının ardından ve en geç bir yaşında yapılması gerektiğini hatırlattı. Gezgin, koruyucu diş hekimliğinde temel hedefin sorunlar ortaya çıkmadan önlem almak olduğunu dile getirdi.

Dijital teknolojilerle hassas tedavi

Merkezde dijital röntgen, panoramik görüntüleme ve tomografi sistemlerinin yanı sıra lazer uygulamaları ve CAD/CAM teknolojisinden de yararlanılıyor. Doç. Dr. Onur Gezgin, bu sistemlerin dişlerin, çene kemiklerinin ve çevre dokuların ayrıntılı değerlendirilmesine katkı sağladığını belirtti.

Bilgisayar destekli tasarım ve üretim süreçlerini kapsayan CAD/CAM teknolojisinin, kişiye özel diş restorasyonlarının planlanmasını ve üretilmesini desteklediğini aktaran Gezgin, teknolojinin uzman hekimlik deneyimi ve bilimsel bilgiyle birlikte değerlendirilmesinin önemine işaret etti.

İmplant tedavisinde öncelik doğal dişleri korumak

Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Uzm. Dr. Orhan Halilli, eksik dişlerin yalnızca estetik açıdan değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Diş kayıplarının zamanla komşu dişlerde yer değiştirmeye, çiğneme fonksiyonunda bozulmaya ve çene kemiğinde erimeye neden olabileceğini ifade eden Halilli, tedavi seçenekleri arasında implant, sabit köprü ve hareketli protezlerin bulunduğunu kaydetti.

Modern diş hekimliğinde önceliğin hastanın doğal dişlerini korumak olduğunu vurgulayan Halilli, kurtarılabilecek bir dişin yalnızca implant uygulanması amacıyla çekilmesinin doğru bir yaklaşım olmadığını belirtti.

Diyabet hastalarının implant tedavisi konusunda da değerlendirmelerde bulunan Halilli, kan şekeri kontrol altında olan hastalarda uygun koşullar sağlandığında implant tedavisinin uygulanabildiğini ifade etti. Kontrolsüz diyabetin yara iyileşmesini geciktirebileceğini ve enfeksiyon riskini artırabileceğini belirten Halilli, sigaranın da iyileşme sürecini olumsuz etkileyebildiğini söyledi.

Çene kemiğinin yetersiz olduğu bazı hastalarda kemik grefti, kemik artırma işlemleri ve sinüs lifting gibi cerrahi yöntemlerle implant için gerekli desteğin oluşturulabildiğini aktaran Halilli, başarılı tedavide doğru hasta seçimi, kişiye özel planlama ve düzenli takibin önemini vurguladı.

Dijital gülüş tasarımıyla kişiye özel planlama

Diş Hekimi Dt. Ela Altıncaba, eksik dişlerin tedavisinde kullanılacak yöntemin hastanın ağız ve diş sağlığı, eksik dişlerin sayısı ve konumu, çene kemiğinin durumu ve komşu dişlerin sağlığı değerlendirilerek belirlendiğini ifade etti.

İmplant, sabit köprü ve hareketli protez seçeneklerinin hastanın ihtiyaçlarına göre değerlendirildiğini belirten Altıncaba, tedavide doğal görünümün yanı sıra çiğneme fonksiyonunun ve uzun vadeli ağız sağlığının da gözetildiğini kaydetti.

Merkezde kullanılan CAD/CAM teknolojisi ve dijital gülüş tasarımının tedavi planlamasına katkı sağladığını aktaran Altıncaba, dijital ölçüm ve bilgisayar destekli tasarım uygulamalarıyla restorasyonların ağız yapısına uygunluğunun ve estetik özelliklerinin değerlendirildiğini belirtti.

Dijital gülüş tasarımında yalnızca dişlerin rengi ve şeklinin değil, yüz hatları, dudak çizgisi, diş eti seviyeleri ve gülüş simetrisinin de dikkate alındığını ifade eden Altıncaba, hastaların beklentilerinin tedavi planına dahil edildiğini söyledi. Dijital araçlar sayesinde planlanan estetik görünümün tedavi öncesinde değerlendirilebildiğini belirten Altıncaba, amaçlarının hastaların hem ağız sağlığını korumak hem de doğal ve işlevsel bir gülüşe kavuşmasını sağlamak olduğunu dile getirdi.

Haber Merkezi
Konya Şehir Haberleri