Şimşek’ten MSCI açıklaması: Küresel dalgalanma vurgusu
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, MSCI’ın Türkiye’ye yönelik kararını yapıcı bulduklarını belirtti. Borsadaki düşüşün yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını söyleyen Şimşek, gelişmekte olan ülkelerdeki kayıplara dikkat çekerek ekonomi yönetiminin olası yeni şoklara karşı hareket alanı bulunduğunu ifade etti.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, MSCI’ın Türkiye’ye yönelik uyarısını ve piyasalarda yaşanan düşüşü değerlendirdi. Kararı olumlu karşıladıklarını belirten Şimşek, küresel finansal koşullardaki sıkılaşmanın gelişmekte olan ülkeler üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi.
“Düşüş yalnızca Türkiye’ye özgü değil”
Piyasalardaki gerilemenin yalnızca Türkiye’de yaşanan gelişmelerle açıklanamayacağını vurgulayan Şimşek, 17 Eylül’den bu yana Mısır piyasasının yüzde 15,2, Türkiye’nin yüzde 14,8 ve Güney Kore’nin yüzde 14,1 değer kaybettiğini aktardı.
Güney Kore’de benzer bir fon sorunu bulunmadığına işaret eden Şimşek, birçok gelişmekte olan ülkede borsa kayıplarının yüzde 23 seviyesine kadar ulaştığını belirtti. Şimşek, küresel ölçekte riskten kaçış eğiliminin piyasalardaki düşüşte etkili olduğunu dile getirdi.
“Türkiye ekonomisi şoklara karşı direnç kazandı”
Türkiye ekonomisinin son üç yılda yaşanan şoklar karşısında dayanıklılığını ortaya koyduğunu ifade eden Şimşek, uygulanan ekonomi programının bu süreçte etkili olduğunu söyledi.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları Standard & Poor’s ve Fitch’in değerlendirmelerine de değinen Şimşek, sermaye piyasalarında yaşanan gelişmelerin daha sağlıklı bir piyasa yapısına geçiş açısından önem taşıdığını belirtti.
Şimşek, önceliklerinin tasfiye sürecini etkin, şeffaf ve adil biçimde yürütmek olduğunu kaydetti. Meclis’ten ilgili kanunun çıkmasının ardından sürecin hızlı ve güvenli şekilde ilerlemesini beklediklerini ifade etti.
Olası yeni şoklara karşı politika alanı vurgusu
Küresel ekonomide yeni şokların yaşanması ihtimaline karşı Türkiye’nin politika araçlarına sahip olduğunu belirten Şimşek, para politikasının dezenflasyon hedefi doğrultusunda sıkı tutulduğunu söyledi.
Politika faizi, kredi büyüme sınırları ve miktarsal sıkılaştırma adımlarının ekonomi yönetimine hareket alanı sağladığını ifade eden Şimşek, ekonomik faaliyette belirgin bir yavaşlama yaşanması durumunda gerekli karşılığın verilebileceğini dile getirdi.
“Bütçe açığımız gelişmekte olan ülkelerin yarısı kadar”
Türkiye’nin mali göstergelerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Şimşek, gelişmekte olan ülkelerde bütçe açığının milli gelire oranının geçen yıl ortalama yüzde 5,9 olduğunu, Türkiye’de ise bu oranın yüzde 2,9 seviyesinde kaldığını belirtti.
Bu yıl için gelişmekte olan ülkelerde bütçe açığı ortalamasının yüzde 5,8 düzeyinde beklendiğini aktaran Şimşek, Türkiye’deki tahminin yüzde 3 ila 3,1 aralığında olduğunu söyledi.
Kamu iç ve dış borç stokunun milli gelire oranının Türkiye’de yaklaşık yüzde 22 seviyesinde bulunduğunu belirten Şimşek, gelişmekte olan ülkelerde bu oranın yüzde 78 civarında olduğunu ifade etti. Şimşek, bu göstergelerin Türkiye’nin olası ekonomik şoklara karşı mali açıdan daha geniş bir hareket alanına sahip olduğunu ortaya koyduğunu kaydetti.