Fon tasfiyesinde kritik tarih belli oldu: Hazine’den tek kuruş kullanılmayacak
Spot: Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Genel Kurulu’nda fon soruşturmasına ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu. Yılmaz, 131 fonun tasfiye sürecinde Hazine kaynağının kullanılmayacağını, ödemelerin öncelikle fonların kendi kaynaklarından karşılanacağını açıkladı. Olağanüstü tasfiye kapsamında 1 milyon liraya kadar ana para ödemelerinin ekim ayında başlaması planlandı.
Tasfiye süreci başlıyor
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Genel Kurulu’nda sermaye piyasalarında yaşanan gelişmelere ilişkin milletvekillerini bilgilendirdi. Sorunlu fonlara yönelik idari ve adli süreçlerin devam ettiğini belirten Yılmaz, tasfiye çalışmalarının da belirlenen takvim doğrultusunda ilerlediğini söyledi.
Yılmaz, finans piyasalarında sistemik bir risk bulunmadığını belirterek, sorunlu fonların sermaye piyasalarının tamamını temsil etmediğini vurguladı.
131 fon tasfiye kapsamında
Yılmaz'ın verdiği bilgilere göre, 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar verildi. Bu fonlar, toplam fon sayısının yüzde 4,6'sını, toplam portföy değerinin ise yüzde 7,7'sini oluşturdu.
Tasfiye kapsamındaki 131 fonda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyor. Yılmaz, olağan ve olağanüstü tasfiye işlemlerinin ekim ayı içinde gerçekleştirilmesiyle yatırımcıların büyük bölümünün ödemelerinin tamamlanmasının hedeflendiğini söyledi.
Hazine kaynağı kullanılmayacak
Tasfiye sürecinin en önemli başlıklarından birinin finansman olduğunu belirten Yılmaz, yatırımcı ödemelerinde Hazine kaynağına başvurulmayacağını açıkladı.
Yılmaz, tasfiye edilen fonların kendi bünyelerinde bulunan kaynakların kullanılacağını, ayrıca haksız veya fahiş gelir elde edenlerden geri alınacak varlıklar ile el konulan ve satışından gelir elde edilen malların da sürece dahil edileceğini söyledi.
Tasfiye kapsamında yatırımcılara yapılacak dağıtımın, sahip oldukları pay oranları esas alınarak gerçekleştirileceğini belirtti.
1 milyon liraya kadar ana para ödemesi
Olağanüstü tasfiyenin temelini, yatırımcılara 1 milyon liraya kadar ana para ödemesi oluşturacak.
Yılmaz, Meclis'in takdirine sunulacak düzenlemenin yasalaşması halinde ekim ayı içerisinde 1 milyon liraya kadar ana para ödemelerinin yapılmasının öngörüldüğünü söyledi.
Ara ödemelerde Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından hesaplanacak net yatırım tutarı esas alınacak. Bir yatırımcının geçmişte sistemden çektiği tutarlar hesaplamada dikkate alınacak ve ödeme buna göre belirlenecek.
Nihai tasfiye bakiyesinin ise yaklaşık 5-6 aylık süreçte ortaya çıkması bekleniyor.
Küçük yatırımcıya öncelik verilecek
Yılmaz, olağanüstü tasfiye sürecinde önceliğin küçük yatırımcılara ve para piyasası fonlarına verilmesinin planlandığını belirtti.
Bu kapsamda ara ödeme yapılması ve 1 milyon liraya kadar olan ana paraların karşılanması hedefleniyor. 1 milyon liranın üzerinde yatırım bulunan hesaplarda ise ilk aşamada ödeme tutarı 1 milyon lirayla sınırlandırılacak.
220 kişi hakkında işlem yapıldı
Fon soruşturması kapsamında bugüne kadar 220 kişi hakkında işlem yapıldığını açıklayan Yılmaz, bunlardan 85'inin tutuklu olduğunu, 23 şüpheli hakkında yakalama kararı bulunduğunu ve 81 kişi hakkında yurt dışına çıkış yasağı uygulandığını söyledi.
Ayrıca 63 gerçek kişi ile 12 tüzel kişiye ait taşınır ve taşınmazlar üzerinde 21 el koyma kararı verildi. 67 kişi ve şirketin banka, kripto ve kiralık kasa varlıklarına, 27 kişi ve şirketin ise ortaklık paylarına el konuldu.
Devlet Denetleme Kurulu sahada
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın görevlendirmesiyle Devlet Denetleme Kurulu'nun da incelemelerini sürdürdüğünü belirten Yılmaz, sahada 10 müfettişin görev yaptığını açıkladı.
İncelemeler sonucunda hem kişisel ve kurumsal sorumlulukların hem de sistemdeki olası açıkların ortaya çıkarılmasının hedeflendiğini belirten Yılmaz, hazırlanacak raporun gelecekte benzer sorunların yaşanmaması için yapılacak düzenlemelere de kaynak oluşturacağını söyledi.
"Kim olursa olsun hesabını verecek"
Yılmaz, soruşturma kapsamında sorumluluğu bulunan kişilerin hukuk önünde hesap vereceğini vurguladı.
Sorunların olduğundan büyük veya küçük gösterilmemesi gerektiğini belirten Yılmaz, yatırımcıların ve piyasaların yanlış bilgiler nedeniyle zarar görmemesi gerektiğini ifade etti. Yılmaz, hukuka aykırı işlemler, manipülasyon, istismar ve usulsüzlüklerle mücadelenin sürdüğünü kaydetti.
Finans piyasalarında sistemik risk bulunmuyor
Türkiye'nin finansal sisteminin güçlü olduğunu savunan Yılmaz, sorunlu fonların sermaye piyasalarının sınırlı bir bölümünü oluşturduğunu belirtti.
Yılmaz, finans piyasalarında sistemik bir risk bulunmadığını yineleyerek sermaye piyasalarının geliştirilmesi ve yatırımcı güveninin artırılması hedefinden vazgeçilmeyeceğini söyledi.
Tasfiye sürecinin ardından sermaye piyasalarında denetim ve gözetim mekanizmalarının daha da güçlendirilmesi için yeni yapısal düzenlemelerin de gündeme geleceğini belirten Yılmaz, Devlet Denetleme Kurulu'nun hazırlayacağı raporun ardından gerekli kanuni düzenlemelerin Meclis'in gündemine taşınacağını ifade etti.