Altında kritik viraj! 4 bin 300 dolar seviyesi alarm veriyor
Fed’in faiz kararı, yeni ekonomik projeksiyonlar ve ABD’den gelecek veriler altın fiyatlarının yönünde belirleyici olacak. Ons altında 4 bin 300 dolar seviyesi kritik destek olarak öne çıkarken, petrol fiyatları ve ABD tahvil faizlerindeki hareket de yakından izlenecek.
Altın fiyatlarında gözler, ABD Merkez Bankası Fed’in 15-16 Eylül tarihlerinde gerçekleştireceği toplantıya çevrildi. ABD enflasyon verisinin ardından sert dalgalanan ons altın, veri öncesinde 4 bin 335 dolar seviyesinde bulunurken 4 bin 292 dolara kadar geriledi. Fiyat daha sonra kayıplarını hızlı şekilde geri alarak 4 bin 360 doların üzerine çıktı. Haftanın son bölümünde 4 bin 350 dolar çevresinin korunması, aşağı yönlü hareketin şimdilik kalıcı olmadığını ortaya koydu.
Piyasalarda Fed’in 25 baz puanlık faiz artırımı yapacağı beklentisi güçlenirken, mevcut yüzde 3,50-3,75 aralığındaki politika faizinin yüzde 3,75-4,00 seviyesine taşınması bekleniyor. Ancak faiz kararının büyük ölçüde fiyatlanmış olması nedeniyle altının yönünde asıl belirleyici unsurun Fed’in vereceği gelecek dönem mesajları olması bekleniyor.
Fed, faiz kararının yanı sıra büyüme, işsizlik, enflasyon ve faiz beklentilerini içeren yeni ekonomik projeksiyonlarını da açıklayacak. Haziran ayında yayımlanan tahminlerde 2026 sonu politika faizi için medyan beklenti yüzde 3,8, kişisel tüketim harcamaları enflasyonu beklentisi ise yüzde 3,6 olarak açıklanmıştı. Yeni projeksiyonlarda daha sıkı bir faiz politikasına işaret edilmesi halinde dolar ve tahvil faizlerinin güçlenmesi, bunun da altın üzerinde baskı oluşturması bekleniyor.
Fed kararından önce 16 Eylül Çarşamba günü ABD ağustos ayı perakende satış verileri açıklanacak. Türkiye saatiyle 15.30'da açıklanacak verinin güçlü gelmesi, ABD ekonomisinin yüksek faizlere rağmen dirençli olduğu algısını güçlendirebilir. Zayıf bir tüketim verisi ise faiz politikasına ilişkin beklentileri yumuşatarak altına destek sağlayabilir. Fed’in faiz kararı ise aynı gün saat 21.00’de açıklanacak.
17 Eylül Perşembe günü ise ABD konut başlangıçları, Philadelphia Fed imalat göstergesi ve haftalık işsizlik maaşı başvuruları takip edilecek. 18 Eylül Cuma günü açıklanacak sanayi üretimi verisi de Fed kararının ardından ekonominin seyrine ilişkin önemli bir gösterge olacak. Böylece altın piyasasında hareketliliğin yalnızca Fed kararına değil, hafta boyunca açıklanacak ekonomik verilere bağlı olarak devam etmesi bekleniyor.
Altın açısından bir diğer önemli başlık ise petrol fiyatları ve ABD tahvil faizleri olacak. Orta Doğu kaynaklı arz endişeleri nedeniyle yüksek seyreden petrol fiyatları, enflasyon baskısının yeniden güçlenebileceği endişesini artırıyor. Bu durum bir yandan jeopolitik riskler nedeniyle altına destek verirken, diğer yandan Fed’in daha sıkı para politikasını sürdürme ihtimalini artırarak altın üzerinde baskı oluşturuyor. ABD 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 5 seviyesine yaklaşması da piyasaların yakından izlediği unsurlar arasında bulunuyor.
Ons altında teknik açıdan ise 4 bin 300 dolar seviyesi kritik destek konumunda. Bu seviyenin aşağı yönlü kırılması halinde satışların 4 bin 260 dolar ve daha alt seviyelere taşınması gündeme gelebilir. Buna karşılık 4 bin 400-4 bin 425 dolar bandının aşılması, yükseliş hareketini yeniden güçlendirebilir. Bu bölgenin geçilmesi halinde 4 bin 500 dolar seviyesi önemli bir sonraki hedef olarak öne çıkıyor.
Türkiye'deki yatırımcılar açısından ise ons altının yanı sıra dolar/TL hareketi de belirleyici olacak. Ons altında yaşanabilecek yükselişin gram altına yansıması kur hareketine bağlı olarak şekillenecek. Fed kararı ve sonrasında gelecek ekonomik veriler, hem ons altın hem de dolar/TL üzerinden gram altın fiyatlarında yüksek oynaklığa neden olabilir.
Piyasalarda bu nedenle önümüzdeki hafta altın açısından kritik bir dönemeç olarak görülüyor. 4 bin 300 dolar seviyesinin korunması yükseliş beklentisini canlı tutarken, 4 bin 400-4 bin 425 dolar bandının aşılması halinde 4 bin 500 dolar seviyesi yeniden gündeme gelebilir. Buna karşılık güçlü Fed mesajları ve yüzde 5 seviyesinin üzerine çıkabilecek tahvil faizleri, altındaki düzeltmenin devam etmesine neden olabilir.