Altında ibre tersine mi dönüyor? İşte yönü belirleyecek 5 kritik gelişme
Ons altın 4.300 doların altına gerilerken, piyasalarda gözler yeniden 4.400 dolar seviyesine çevrildi. Yükselen ABD tahvil faizleri, güçlenen dolar, Fed’in faiz mesajları, güçlü ekonomik veriler ve 100 doları aşan petrol fiyatları altındaki yükselişi baskılıyor.
Altının ons fiyatında son günlerde satış baskısı öne çıktı. Geçen hafta 4.400 dolar sınırına yaklaşan ons altın, ABD tahvil faizlerindeki yükseliş ve doların güçlenmesinin yanı sıra ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikasına ilişkin şahin mesajlar, güçlü ekonomik veriler ve petrol fiyatlarındaki artışın etkisiyle yeniden 4.300 doların altına geriledi.
Küresel piyasalarda ons altın, dünkü işlemlerde yüzde 1,63 değer kaybederek 4.287 dolardan günü tamamladı. 24 Eylül işlemlerinde ise TSİ 06.00 itibarıyla 4.292 dolar seviyesinde fiyatlandı.
Tahvil faizleri yükselişi baskılıyor
Altın üzerinde etkili olan başlıca unsurlardan biri ABD tahvil piyasasındaki yükseliş oldu. Fed politikasına duyarlı 2 yıllık ABD tahvil getirisi yüzde 4,89 seviyesine yaklaşarak Mayıs 2024’ten bu yana en yüksek seviyeyi gördü.
Uzun vadeli tahvillerde de benzer bir hareket yaşandı. 10 yıllık ABD Hazine tahvilinin getirisi yüzde 5,10’un üzerine çıkarak Temmuz 2007’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. 30 yıllık tahvil faizi ise yüzde 5,40 seviyesine yaklaşarak Haziran 2007’den bu yana zirveyi gördü.
Tahvil getirilerindeki yükseliş, yatırımcının faiz getirisi bulunmayan altını elde tutma maliyetini artırarak değerli metal üzerinde baskı oluşturuyor.
Dolar iki ayın zirvesine yaklaştı
Altın fiyatlarını baskılayan bir diğer gelişme ise doların güçlenmesi oldu. Dolar endeksi (DXY) 101 seviyesinin üzerine çıkarak yaklaşık iki ayın en yüksek seviyelerine yöneldi.
ABD tahvil faizlerindeki yükseliş ve Fed’in daha sıkı para politikası uygulayabileceğine ilişkin beklentiler dolara destek verirken, güçlü dolar altının dolar cinsinden maliyetini artırıyor. Bu durum ons altının yükseliş alanını sınırlıyor.
Piyasalarda yeni faiz artışı beklentisi
Fed üyelerinden gelen şahin mesajlar da altın fiyatlarının seyrinde belirleyici oluyor.
Fed yetkilisi Michael Barr, enflasyonun yüzde 2 hedefine zamanında dönmesini sağlamak amacıyla daha fazla politika ayarlamasının gerekebileceğine işaret etti. Açıklamanın ardından piyasalarda ek faiz artışı ihtimaline ilişkin beklentiler güçlendi.
CME FedWatch verilerinde de ekim ayında faiz artışı ihtimalinin yüzde 70’e yaklaşan seviyelerde fiyatlandığı görüldü.
Faizlerin daha uzun süre yüksek kalacağı beklentisi, faiz getirisi bulunmayan altının yatırımcılar açısından cazibesini azaltıyor.
Güçlü ABD verileri dikkat çekiyor
ABD ekonomisinden gelen son veriler de Fed’in faiz indirimlerine hızlı şekilde yönelmesini desteklemedi.
Eylül ayına ilişkin öncü verilere göre hizmetler PMI 58,7’ye, imalat PMI ise 56,7’ye yükseldi. Bileşik PMI ise 58,4 seviyesine çıkarak Temmuz 2021’den bu yana en güçlü seviyesini gördü.
Veriler, ABD ekonomisindeki ekonomik aktivitenin güçlü seyrettiğine işaret ederken maliyet baskılarının da yeniden arttığını ortaya koydu. Güçlü ekonomik görünüm, Fed’in faizleri daha uzun süre yüksek seviyelerde tutabileceği beklentisini destekliyor.
Petrol 100 doları aştı
Altın piyasasında yakından izlenen bir diğer gelişme ise petrol fiyatları oldu. Brent petrolün varil fiyatı yeniden 100 doların üzerine çıktı.
Petrol fiyatlarındaki yükselişte Orta Doğu’daki gelişmeler ve ABD-İran hattındaki belirsizlikler etkili olurken, Birleşmiş Milletler Zirvesi’nden gelen mesajlar da petrol arzına ilişkin endişeleri artırdı.
Petrol fiyatlarındaki yüksek seyir, enflasyonun yeniden güçlenebileceği ve buna bağlı olarak faizlerin daha uzun süre yüksek tutulabileceği beklentisini destekliyor. Bu tablo da altın üzerinde ek baskı oluşturuyor.
Altında kritik seviyeler takip edilecek
Önümüzdeki dönemde altının yönü açısından ABD tahvil faizleri, dolar endeksi ve Fed’in para politikasına ilişkin beklentiler yakından izlenecek.
Özellikle 10 yıllık ABD tahvil faizinin yüzde 5 seviyesinin üzerinde kalıcı olup olmayacağı, değerli metalin kısa vadeli seyri açısından önem taşıyor.
Analistler, mevcut baskıya rağmen altının uzun vadeli dinamiklerinin tamamen ortadan kalkmadığına dikkat çekiyor. Tahvil faizleri ve dolardan kaynaklanan baskının azalması halinde jeopolitik riskler, merkez bankalarının altın talebi ve yatırımcı ilgisinin yeniden fiyatlamalara yansıyabileceği değerlendiriliyor.
Mevcut teknik görünümde ons altında 4.235 dolar destek, 4.400 dolar ise ilk direnç seviyesi olarak takip ediliyor.