Yunanistan’da Türkiye’yi hedef alan senaryo

ABD’den 4 milyar dolara kadar silah ve mühimmat alımı için anlaşma yapan, İsrail ile de yaklaşık 3 milyar avroluk hava savunma iş birliğine imza atan Yunanistan’da, Türkiye’ye yönelik dikkat çeken senaryolar gündeme geldi. Bir televizyon programında F-35 savaş uçaklarının menzili üzerinden İstanbul ve Ankara’nın hedef alınabildiği bir harita gösterildi.

Yayınlama: 11.10.2026 21:31

ABD ve İsrail ile savunma iş birliği

Yunanistan, savunma kapasitesini artırmak amacıyla ABD ve İsrail ile yürüttüğü askeri iş birliklerini genişletiyor. ABD ile yapılan anlaşma, F-16 Viper ve F-35 savaş uçakları ile Black Hawk helikopterlerinde kullanılacak gelişmiş füze ve bombaların tedarikini kapsıyor. Anlaşma kapsamında eski F-16 savaş uçaklarının Viper seviyesine yükseltilmesi de yer alıyor.

Atina yönetimi, İsrail ile de yaklaşık 3 milyar avro değerinde hava savunma anlaşması imzaladı. 31 Ağustos’ta Tel Aviv’de imzalanan anlaşma, iki ülke arasındaki savunma iş birliğinin önemli başlıklarından biri oldu.

F-35 üzerinden İstanbul ve Ankara haritası

Türkiye’nin Karadeniz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarına ilişkin hak ve menfaatlerini güvence altına almayı amaçlayan Mavi Vatan Kanunu hazırlıkları ile 51. Komando Tugayı’nın Aydın’ın Söke ilçesine gönderilmesi, Yunanistan’da gündeme taşındı.

Yunan televizyonunda yayımlanan bir programda, F-35 savaş uçaklarının operasyonel erişim mesafeleri üzerinden Türkiye’yi kapsayan bir harita gösterildi. Program sunucusu, Kiklad Adaları çevresine yerleştirildiği varsayılan bir F-35 üzerinden İstanbul ve Ankara’nın menzil içinde kaldığını öne sürdü.

Sunucu, haritada 900 kilometrelik mesafenin İstanbul ve Ankara’yı kapsadığını iddia ederek, uçağın yakıt ikmali yapmadan Türkiye’nin iç kesimlerine ulaşabileceğini ve üssüne dönebileceğini savundu. Sunucu, bu verilerin Yunan siyasetçiler tarafından da dikkate alınması gerektiğini söyledi.

“Yunanistan mevcut statükoyu savunuyor”

Programda değerlendirmelerde bulunan Papafloratos ise Yunan silahlı kuvvetlerinin doktrininin saldırı değil, savunma ve caydırıcılık esasına dayandığını ileri sürdü. Bu yaklaşımın askeri kuvvetlerin yapısından ve kamuoyuyla paylaşılmayan bazı unsurlardan anlaşılabileceğini ifade etti.

Yunanistan’ın uluslararası platformlardaki tutumunun doğru anlatılması gerektiğini belirten Papafloratos, Atina yönetiminin revizyonist bir güç olmadığını savundu. Papafloratos, Yunanistan’ın mevcut statükoyu savunduğu yönündeki söylemin uluslararası platformlarda sürekli dile getirilmesi gerektiğini söyledi.

Haber Merkezi
Konya Şehir Haberleri